bizim ailede herkes depresyonda
hayattan nefret ediyorum. İnsanların konuşmalarına rağmen aslında birbirlerini dinlememesinden nefret ediyorum. 1 saattir konuşan kardeşimle babamın konuşmasının bir sonuca varmayacağı gerçeğinden nefret ediyorum. Gittikçe kısırlaşan ve değişmeyeceğinin sinyallerini artarak vermeye başlayan bu konuşmadan nefret ediyorum. Babama göre annem şizofrene gidiyor, kendisi ağır depresyon geçiriyor, kardeşim ergenlik depresyonu geçiriyor, ben terkedilmiş durumdayım. Ve malesef hepsi doğru.
Babam artık bir alkolik 2 günde 1 büyük bitiriyor bir günde 3 kutu sigara içiyor, annemle tartışıyor ve uyuyor. Annem kendini toparlamaya çalışıyor sorunlarını kendi kendine konuşarak dışarı atmayı deniyor, olumsuzluğa o kadar alışmış ki en ufak bir şeyi olumsuz algılıyor. Elvan sürekli pesimist, ergenliğin sınırlarını yaşıyor, problemliydi hala problemli. konuşarak çözmeye çalışıyor, dinleyemiyor dineltemiyor. Bense kendimi gördüğüm kadarıyla umuramayarak ve kendimi soyutlayarak mutlu olmaya çalışyıorum, sorunları görmezden geliyorum.
hayattan nefret ediyorum. Niye hep mutlu değiliz sanki niye hep gülmüyoruz.

Yorum Yapın