15 Ekim… Doğum günüme bir ay 5 gün kaldı. 21 yaşıma gireceğim. Şu anda hiç bir yerde kayıt tutmadığım için hayatımın ne kadar farklı olduğunu en kısa şekilde özetlemeye çalışacağım.
Son 9 ayda hayatım çok değişti. Hayatıma yepyeni insanlar, anlamlar, görüşler girdi. Daha çok benim artık ben. Ben merkezliyim, istediğimi yapıyorum. Ve halimden memnunum. Hala mezun olamadım, ve belirli aralıklarla aldattığım bana aşık bir sevgilim var.
Evet, yanlış duymadın. üzgünüm.
Doğum günümde yanıma gelmek için can atan bir sevgilim varken onu ilk aldattığım adamın yanında olmak için 6 aydır plan yapıyorum. Gerizekalıyım değil mi? evet öyle.
Sevgilim şuana kadar sahip olduğum en iyi arkadaş sıfatına layık. Birbirimizi 9 aydır tanıyor 6 aydır çıkıyoruz, benim için 4 yıllık ilişkisini bitirdi, Türkiyelere geldi, vize alabilmem için gerekli bir evrağı bana ulaştırabilmek için Tilburg’dan Amsterdam’a gidip yolculara yalvardı ki dökümanı bana versinler… Beni ailesiyle tanıştırdı, arkadaşlarıyla tanıştırdı, futbol takımıyla tanıştırdı. Ailesinin evinde bile kaldık. Ama gel gör ki 9 ay öncesinde Yiğit hayatımdayen bana bir haller oldu. Olan onca şeyden sonra benliğim Yiğit ve o ilişkiye katlanamayarak isyan etti ve bambaşka biri oluverdim.
Gönlümün ve şartların elverdiğince eğlendim, değişik tatlar denedim. Ve bu beyefendi hayatıma girdi, beni zaptetmeye çalıştı ama kendisi bir ilişki içindeydi. Erasmus dönemimce ona sağdık olmama rağmen ilişkinin geleceğine inancım olmadığından İstanbul’a geldiğimde beni çok farklı bir şekilde etkileyen ve şu ana kadarki en uyumlu, en bırakılmayası öpücüğü veren adamla onu aldattım.
How did it end up like this? It was only a kiss…
Geçen 6 ayda bu yeni adamla çok farklı bir arkadaşlık geliştirdik, saatlerce skype sohbetleri, müzik paylaşımları, birbirimizi çok iyi anlıyor ve birbirimizin ilgisine ihtiyaç duyuyorduk bir şekilde. Tanıştığımızdan beri 1 kere yüzyüze görüşmüş olmamıza rağmen… Birkaç defa buluşmayı denedik, önümüze engeller çıktı. Ki ben inanırım bir şey istediğğinde olmuyorsa bir sebebi vardır diye. Ve o doğru zaman geldi, doğum günümde onun davetlisi olarak İsveç’e gidiyorum. 3 yıldır katılmayı hayal edip katılamadığım etkinliğe biletimi aldı ve sabırsızlıkla beni bekliyor… Onu ziyaretimin kesinleştiği bu sıralarda her ne kadar iletişimimiz baya azalmış olsa da ikimiz de bir şeyi çok iyi biliyoruz. ikinci ve son defa olacaksa dahi artık bu sefer kesinlikle birbirimizi görmemiz gerektiğini yoksa aramızdaki bu garip ilişkiyi bitirmek istediğimizi. Konuşulmamış ama zamanın akışından, uzaklıktan ve hayallerimizin hayal olduğunu anlamamızdan ibaret bu.
Bunca zamandır birbirimizin varlığının masalsı yapısıyla ulaşılabilecek olmasının kışkırtıcılığıyla buralara geldik. Bu zaman süresinde sevgilim sevgilisinden ayrıldı ve ayrıldıktan hemen sonra beni baş köşeye oturtmakta sakınca görmedi ve şu zamana kadar böyle bir ilgi görmemiş Eylül’ü şımartarak, vazgeçemez hale getirdi. Ama gel gör ki doğum günümde yanında olmak istediğim kişi o değil.
1 ay sonra İsveç’e gidip masallardan gelen beyaz saçlı prensimle buluşacağım. Her zaman her şeyden saklanan ben onunlayken kimseden saklanmamayı hayal ediyorum. Aynı zamanda onun ilgisini fark edip kıskanacağını bildiğim sevgilimi nasıl oyalayacağım konusunda oldukça endişeli düşünceler içindeyim. Bu yaptığım haksızlık biliyorum. Artık yorulduğumdan ilişkimi herkesin duymasını istediğim zamanlar da oldu ama kendime bir tek şunu söyleyip duruyordum… ” Onu görmelisin, son kez olsa bile”
Hayaller kuruyorum İsveç’de geçireceğim o haftaya dair, doğum günüme dair, ona dair. Ve içimde öyle bir inanç var ki şu zamana kadar boktanlığıla meşhur doğum günlerim arasından sıyrılacağını söylüyor durmadan. Beyaz saçlı prensimin yanında uyanmanın ve belki de bir süpriz bulmanın hayali ile yanıp tutuşuyorum. Onu bir daha görmeyecek olsam bile…
Sanma ki o kadar duygusuzum. Tüm bunları hayal ederken bile içim titriyor, korkudan ne yapacağımı şaşırıyorum. Benim kıskançlığım yüzünden kendini kısıtlayan, benim için her şeyi yapan dünyalar tatlısı bir insanı aldatacağım için.
En çok üzüldüğüm şey ise ikisinin de birbirinden haberleri olduğunda çok üzüleceği… en çok da sevgilim. Onun için bambaşka bir başlangıç olmuşken ben, ilişkiler adına yeni bir umut ve hayatının merkeziyken onu üzeceğim için üzülüyorum
Ama yine de korkuyor olsam dahi her şeyi göze almış, belki de hayatımda şu ana kadar bana en çok değer vermiş insan yaptığımın farkına vardığında onu kaybedeceğimi bilerek ve bunu göze alarak gidiyorum. O tadı son bir defa almak için, günah çeşmesinden içmeye gidiyorum.
İnsan iki kişiyi sevebilir mi? Belki de aşık olmam gerek…
Genel kategorisinde yayınlandı