öf bu son zamanlarda facebook ve google hiç benim hayrıma işler yapmıyor. Başı google çekiyor tabi. Paranoyaklığımı biliyormuş gibi aksine bunu engelleyecek her şeyi yapıyor; yaa kızıyorum ama artık, aaaaaaaaaaa :@
Ben çok dikkatli, küçük ayrıntılara dikkat eden biriyim. Ve güvenim sarsıldığından beri bu işlevi gören duyularım daha da gelişti. Birer küçük alıcı oldular. Şimdi efendim, her türlü önlemi almıştık. Gmail ve facebooktan takip ediyorduk. Saat başı, bazen dakika aralıklarla. Sonra biraz yavaşlattım yanlış bir davranış diye.
google gmailde bir yenilik yaptı ve invisible konuşma rahatlığı sağladı. Aman ne rahatlama beyimiz ortalarda yokken onu orda bulmaya alışmış ben kafayı yedim tabi ve işte tüm bu önlemler ilk bu uygulamayla başladı. Bu sefer gmailine girip invisible mı değil mi diye bakmaya başladım. Öyleyse ortaya çıksın diye mail atıyordum. Ve itiraf etmeliyim sonraları bu invisible olayı yüzünden işler büyüdü. Her türlü ince ayrıntıyı kontrol ediyordum. Zamanda geriye bile gittim. Derken bir diğer ve çok önemli kaynağım olan Facebook! :@ chat olayını ortaya attı. Ve üstelik nasıl? “without chat history” şalterlerimden 2si atıktı 3e çıktım bir anda. Uzun bir süre trafiği takip ettim. Ve bu kadar yeter artık azaltmalıyım dedim, azalttım. Derken yaz geldi. Tabi bu aralarda bir kaç kez yakalanma hadisesi atlattım. Yiğit artık anlamıştı kontrol ettiğmi. Ve bir karışıklık yüzünden, mailinden silinen bir mail yüzünden şifrelerini değiştirdi.
Nasıl büyük bir darbe olduğunu tahmin edemezsiniz, üstelik yaz gelmişti. Ve yiğit en umursamaz zamanlarını yaşıyor. Aramıyor, sormuyor bile. Şifreler de yok. Ne zaman uyandı, ne zaman yattı. Neler yapıyor. Hiç haberim olmamaya başladı. Gmailden maillerini okuyuşuna göre ne zaman uyandığını falan anlıyordum güzel oluyordu. Ne zaman bilg başında olup olmadığını anlıyordum. Şifreler gitti, yiğit umursamaz kaldım göt gibi. 1 hafta olmadan gmaile değil ama facebooktaki takibime chat ve mesajları engelleyemeyeceğim. Ama düşmanı uzaktan gözleyebileceğim bir yöntem buldum. Yiğitin de msnde olup olmadığını yine gmailinde uzaktaya düştüğü zamanlardan, meşgule döndüğü anlardan anlıyorum. Ve yazdıklarıma cevap vermediğini saçma sapan düşünmek yerine, bilgisayar başında olmadığını bilmek inanın bana çok rahatlatıcı. Çünkü bir köşeye atılmış olmanın rahatsızlığı var üzerimde.
Evet aynen öyle bir köşeye atıldım, hatırlanmıyorum bile. Bu beni tahmin edemeyeceğniz kadar rahatsız ediyor. Ve o aptal erenin de yüzünden tüm bu etkenler birleşince hayal gücümü tutamıyorum. Tutamıyorum. Tahmin bile edemezsiniz neler gördüğümü. Erenin beni önemsediğini düşünüyordum; bana yiğitten çok önem gösteriyor, bana eylülüm bile diyor, gereğinden fazla ilgi gösteriyordu. Ama söyledikleriyle zar zor toparlanmış, üst üste yığılmış ama desteklemesi yapılmamış güvenime tekmeler atarak yıkıyordu. Son nokta zaten yiğitin pişkin ve umursamaz tavrıyla karşımda dururken gelen, mesaj ve atılan bir tokat oldu.
Ben çok incindim kimse de toparlamak için yeltenmedi. Mühendis olmadan bina sağlam olmuyor ne yapalım, gecekonduya dönmüştüm anlayacağınız. Sonra bir çelik konstrüksiyon ekibi geldi ana merkezden. Binayı tekmeleyen salağın kıçına tekmeyi basarak uzaklaştırdı oradan. Dandik müteahite hala etki etmeye çalışıyor ama onu artık onun binayı umursadığı kadar umursaması gerektiğinin farkında. The dress dinleye dinleye büyüdü çelikçi. Hepsi taa içinde duruyor, mütahit farkında değil; hala laga luga yapıyor. Bu bizim salak mütahit de torpilliymiş, seviliyor diye atmaya da kıyamıyor çelikçi. Bardak taştı ama düşmedi. Şimdilik bir oraya bir buraya sallanıyor. Hele bir yere çarpsın işte o anda mütahit de suyla beraber yağmur kanallarına ordan da kanalizasyona gidecek.
Neyse şifreleri tekrar öğreneceğim günün umudunu içimden geçirirken gmaile yeni bir özellik daha geldi. bundan sonra eğer oturumunuzu açık unutmuş olursanız ve iki oturum aynı anda açık olmuş olursa posta kutunuzun en altında bir uyarı metni yer alacak. üstelik onunla da kalmayacak açılan oturumun hangi sistemde ve ipde olduğunu da göstericek. Ne diyorsunuz beyler bayanlar. Ne yapmalı. Ekstra çeliğe ihtiyacımız avr galiba.
Ama alper’ in dediği gibi önce güven geliyor. Her zaman önce o böyle şeyler yapmaz diye düşüneceğim. Artık yaparsa da tekmeyle kapının önünde olacak. Yapacak başka bir şey yok. Çelik işe yarıyor daha güçlüyüm ama yıprattım yiğiti de. Tüm o karmaşalarımın arasında, üstelik kendi yarattığının farkında olmadan. Yıprandı zavallım. Onu üzdüğüm için de üzülüyorum. Ama o kadar umursamaz davranırken bbeni ne kadar üzdüğünün farkına bile varmadı. Şimdi umursamama sırası bende. Artık umursamıyorum ve dünkü çikolata olayından sonra. ki bir teşekkür bile etmediği gibi bende vardı dedi. Bir daha onu düşüneceğimi sanmıyorum. Sadece aylar öncesinden bir süprizim vardı bir tek onu bıraktım köşede. Onu yapacağım ve onun için yaptıklarım burada son bulacak. Bir daha onu düşünmeyeceğim. mutlu olsun diye çikolata götürmeyeceğim. Hayır artık pes ediyorum. O çikolatalara süprizlere aktardığım sevgiyi, parayı her şeyi geri alacağım. Almasam da artık hiçbiri yiğit için olmayacak. Ona masajlar yapmayacağım.
Gitgide güçleniyorum. Onu görünce yumuşuyor yumurta kabuklarım, ipanayla fırçalanmadığı için. ama dayanmaya çalışacağım. Beni hak etmiyor, sevgimi hak etmiyor, Beni düşünmüyor. Benim için bir B sınıfı sayılabilecek biri peki niye yumuşatıyorum kabuklarımı ha neden? güçlenmek gerek değil mi? evet. O zaman niye ipana kullanmayayım. artık ipana kullanmaya çalışacağım, günnde en az 2 kez 2 dk. Belki kabuklarım güçlenir yeniden.